Osmanlı Bahçesi, doğaya duyulan sevginin ve toprağın iyileştirici gücüne olan inancın bir sonucu olarak 2005 yılında İstanbul Küçük Çamlıca’da doğdu. İsmini, “Bahçe seyretmek için değil, içinde yaşamak için yapılır” anlayışından ilham alan Osmanlı bahçecilik kültüründen aldı. 7,5 dönümlük sera ve fidanlıkta geçen yıllar boyunca pek çok projeye imza atıldı; toprakla kurulan bağ her geçen gün daha da güçlendi. 2012 yılında bu yolculuk, Akdeniz’de Kaş’ın 30 haneli Ahatlı Köyü’ne uzandı. İlk görüşte âşık olunan bu köy, Osmanlı Bahçesi’nin ve aynı zamanda yaşamın yeni adresi oldu. Burada verilen karar, yalnızca bir taşınma değil; doğaya, sade yaşama ve yerel üretime daha da yakınlaşmanın bilinçli bir adımıydı. Osmanlı Bahçesi, şehirlerde balkon bahçeciliğinin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, yerelde kadın emeğini desteklemeyi her zaman öncelik olarak gördü. 2014’ten itibaren ekolojik tarım ve kırsal kalkınma projelerine odaklanıldı; yerli standart tohumlar ve solucan gübresiyle hazırlanan Sebze Yetiştirme Setleri Ahatlı’da kurulan tesislerde üretildi. Bugün Osmanlı Bahçesi’nin yerli tohumları, bu köyden Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Bu küçük tohumlar yalnızca sebze değil; dayanışma, deneyim ve kadınların ekonomik özgürlüğüne atılan güçlü adımlar da filizlendiriyor.